İstanbul’un Avrupa yakasının en kuzey ucunda, Boğaz’ın Karadeniz’le buluştuğu yerde iki köy: Rumeli Feneri ve Garipçe. Kırım Savaşı yıllarında yapılan beyaz, sekizgen taş fener kulesi; kıyıdaki kayalıklar, tarihi kaleler ve Boğaz’ın iki yakasını birleştiren köprünün silueti, bu kıyıya bambaşka bir karakter verir.
Kasırların ve salonların zarafetinin tersine burada doğa konuşur: rüzgâr, geniş çayırlar, ormanlık yamaçlar ve uçsuz bucaksız deniz. Gelinliğin rüzgârla dalgalandığı, özgür ve sinematik kareler arayan çiftler için.
Öne çıkanlar
- Beyaz taş fener kulesi ve balıkçı limanı
- Kıyı kayalıkları ve Karadeniz’e açılan geniş deniz manzarası
- Garipçe ve Rumeli Feneri kaleleri, köprü manzarası
- Geniş çayırlar ve ormanlık yamaçlarda doğal ışık
Çekim notu
Rumeli Feneri ve Garipçe halka açık köylerdir; hafta sonları kalabalık olabilir ve köy sakinlerinin yaşam alanlarına saygı göstermek gerekir. Kıyıda rüzgâr güçlü esebilir; uzun duvak ve tül gelinlikler harika kareler çıkarır, ama yanınızda bir yedek toka ve rahat bir ayakkabı bulundurmanızı öneririz.