Beykoz’un yeşilliklerinin arasında, teraslı bir bahçenin tepesinde yükselen Mecidiye Kasrı, halk arasında Beykoz Kasrı olarak bilinir. Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın 19. yüzyılın ortasında yaptırmaya başladığı kasır, adını Sultan Abdülmecid’den alır. Simetrik cephesi, sütunlu revakları ve yüksek pencereleriyle klasik ve zamansız kareler için sakin bir sahne sunar.
Kalabalık kasırlara göre daha dingin bir atmosferi var; bu da çekimi acele etmeden, çiftin kendi akışında ilerletmemizi sağlıyor.
Sütunlu revaklar
Kasrın en sevdiğimiz köşesi, girişteki uzun sütunlu revak. Sıra sıra beyaz sütunlar derinlik ve ritim katıyor; gölgede kalan revak ise gün boyu yumuşak, eşit bir ışık veriyor. Hem yakın portreler hem de mimariyi gösteren geniş kareler için çok güçlü bir alan.
Bahçe, kapılar ve merdivenler
Revaktan sonra bahçeye iniyoruz. Ağaçların gölgesindeki çimenler, taş yollar ve kasrın arka cephesi doğal ve ferah kareler veriyor. Yüksek ahşap kapılar ve mermer merdivenler ise gelinliğin kuyruğunu en güzel gösteren noktalar.
Öne çıkanlar
- Sütunlu revak ve simetrik, klasik cephe
- Gün boyu yumuşak ışık veren gölgeli alanlar
- Teraslı, ağaçlı geniş bahçe
- Diğer kasırlara göre daha sakin bir atmosfer
Fotoğrafçının notu
Mecidiye Kasrı, Milli Saraylar’a bağlı kasırlardan biri; çekim için önceden izin alınıyor ve dış mekan çekimleri 09.00–16.00 arasında yapılabiliyor. İzin süreci için kasırlarda düğün çekimi izni yazımıza, paketlerimiz için çekim paketleri sayfamıza göz atabilirsiniz.